SEKTÖRÜN NABZINI TUTAN FİRMA: ARBELLA

Yıllardır makarna üretiminde adeta rakipsizlersen Arbella, markasıyla ve kaliteli ucuza sağlamasıyla adından söz ettiriyor. 50 yılı aşkın bir süredir hizmet veren Arbel A.Ş.'nin Yönetim Kurulu Başkan Vekili Hasan Arslan, 5 kıtada faaliyet gösterdiklerini belirtti.

"Yeni tesisimizi 2005 yılında faaliyete geçirdik ve yeni bir marka adıyla çıktık. Arbel markası 'Arbella' oldu diyen Hasan Arslan sözlerine şöyle devam etti: "Dünyanın en iyi buğdayı Anadolu'da yetişiyor. Biz bu buğdayı önce irmik haline getiriyoruz.  Daha sonrasında un kıvamına gelen irmik, suyla birleşince hamur oluyor. Bu hamur, kalıplardan geçerek kurutuluyor ve daha sonrasında paketleniyor."

BAKLİYATTA DA LİDER

Arbel AŞ Yönetim Kurulu Başkanı Hasan Arslan, günlük 700 ton makarna ürettiklerini belirtti. Arslan, Arbella firması olarak bakliyatta da iddialı olduklarını vurguladı.

"Günlük bin ton kırmızı mercimek üretiyoruz. Makarna ürettiğimiz buğdaydan bulgur yapıyoruz.  Günlük 700 ton buğday üretiyoruz" diyen Arslan şöyle konuştu:

"Şu anda 12 tane tesisimiz ve 2 bin tane çalışanımız var. Biz kaliteyi ucuza yapıyoruz. Kendi enerjimizi kendimiz üretiyoruz. Buhardan elektrik üretiyoruz. Bu buharı makarnaları kurutmada kullanıyoruz. Burası entegre bir tesis. Konteyner ve limanlarımız dâhil olmak üzere 300 dönüm arazide kendi nakliyatımızı da sağlıyoruz. Yüzde 70 ihracat yapıyoruz, yüzde 30'unu iç piyasaya gönderiyoruz. Yurt dışındaki tesislerimizle de entegre çalışıyoruz. Tabi ki bu kadar yayılmak, her yerde olmak kolay bir şey değil. 50 yılı aşkın bir süredir bu piyasadayız, bu sektörün nabzını tutuyoruz."

ARBEL AŞ. YÖNETİM KURULU BAŞKAN VEKİLİ HÜSEYİN ARSLAN: BAKLİYATIN KAYNAĞI BİZİZ

Arbel AŞ Yönetim Kurulu Başkan Vekili Hüseyin Arslan da, proteinin insan vücudu için önemini belirtti. Arslan, bitkisel proteinlerin bakliyatlarda bulunduğunu dile getirdi.

"Hayvansal proteinleri alamayanlar bakliyat ürünlerinden protein sağlıyor" diyen Hüseyin Arslan, sözlerine şöyle devam etti:

"Bakliyatın da kaynağı biziz. Bu mirasa sahip çıkmamız gerekiyor. Önümüzdeki 40 yılda bu dünyanın geçmiş 10 bin yılda ürettiği kadar gıda üretmesi gerekiyormuş. İhtiyaçlar gittikçe büyüyor. O yüzden bizim bu topraklara sahip çıkmamız gerekiyor. Tarım da savunma sanayisi kadar önemli. Tarımda ayrıca tohum konusu çok önemli. Türkiye'de tohumla ilgili aslında bir sıkıntımız yok. Buradaki sıkıntı, Türkiye'deki tohumların çiftçiye ulaşması aşamasında yaşanıyor. Mersin Ticaret Borsası'nda bir tohum şirketi kurduk. Burada belli çalışmalar gerçekleştirdik. Ancak bizim de devletimizden isteğimiz, bu konuda bize destek olması, teşvik sağlaması. Eğer devletimiz, tohum konusunda geri ödemeli bir destek sağlarsa biz de bunu seve seve değerlendiririz."

Yorumlar